Salı, 18. Haziran 2019

T.M.K BARIŞ SÜRECİNE MUŞ'TAN DESTEK VERDİ

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu'nun 13'üncü İstişare ve Yönetim Kurulu Toplantısı Muş'ta yapıldı. İki gün süren programda çeşitli ziyaret ve toplantılar düzenlendi.

Muş Öğretmenevi'nde yapılan toplantıya, Vali Vedat Büyükersoy, Milletvekili Faruk Işık, Belediye Başkanı Feyat Asya, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Akdeniz, Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, bölge ve il muhtar federasyonları başkanları, 81 ilden gelen muhtar dernekleri başkanları, muhtarlar ve bazı sivil toplum kuruluş temsileri katıldı.

Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Akdeniz, "Hep yan yana, gönül gönülle olacağız. Ellerimizi birbirimize uzatacağız. Bin yıldan beri yaşadığımız bu topraklarda daha binlerce yıl barış içinde yaşayacağız." dedi.

Akdeniz söyle devam etti: ‘’Öncelikle Ecdadımızın 1071 de Anadolu’ya giriş yaptığı bu topraklarda bizleri ağırlayan başta sayın valimize, belediye başkanımıza Muş muhtarlar derneği başkanımıza ve değerli muhtarlarımıza Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu yönetim kurulumuz adına şükranlarımızı sunuyorum.

Bugün 13. İstişare ve Yönetim Kurulu toplantımızı muş ilinde yapmanın ayrı bir gururunu yaşamakta olduğumuzu bilmenizi isterim. Bu toplantı Türkiye muhtarlar konfederasyonunun 2. Yaşına bastığı günü de ifade etmektedir. Onun için ayrı bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Biraz önce seyretmiş olduğunun slayt gösterişinde 24 aylık çalışma faaliyetlerimizi siz değerli muhtarlarımızla paylaştık.

Kurumumuzun nerelerden geldiğini ve bu kısa neler yaptığını ve gelecekte neler yapacağını, koyduğu hedefleri öğrenmiş oldunuz. Kuruluşundan 17 ay sonra Türkiye kelimesi alan ve buğun Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık protokollerinde siz değerli muhtarları temsil eden bir birlikteliğin aslında henüz daha başlangıcında olduğumuzu bilmenizi isterim. Türkiye muhtarlar konfederasyonu ve onun yöneticileri olan bizler sizlerden alacağım güç ve destek ile bu 185 yıllık tarihimizi daha da güçlü bir muhtarlık yapısına kavuşturmak için çaba ve gayretleri devam edecektir.

Değerli muhtarlarımız; Türk demokrasinin iki ana unsuru olan merkezi yönetim ve yerinden yönetim birimlerinin en küçüğü olan muhtarlık kurumunun daha çağdaş, halkın sorunlarına daha duyarlı ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla daha istişare halinde gelmesine olan katkımız hızla devam etmektedir. Muhtarlarımızın gelecekteki görev alanlarını daha da çoğaltılmasının demokrasimizin gelişmesi, Kültürel ve Sosyo-gelişmişlik düzeyimizin ülkemiz adına da artırılmasının önemli bir unsur olarak değerlendirmekteyim.

Geleceğin Türkiye'si içinde muhtarlık Türk toplumunun vazgeçilmez unsuru olarak her zaman tarihindeki yerini alacağından hiç kuşkum yoktur. 21. Yüzyıl muhtarlarına yakışır, belirlenen hedefler çerçevesinde azimle yolumuza devam edeceğiz. Tabi ki bugün içinde bulunmuş oluğumuz zorlukları ve bunların çıkış noktalarını doğru yöntemlerle üst makamlara iletmemizin daha doğru olacağını düşünüyorum. Bireysel istekler yerine genele hitap edecek isteklerin söylemlere dökülmesinin doğru yöntem olacağını belirtmek istiyorum.

Bugün içinde bulunmuş olduğumuz en önemli sorunun kanunlarımızın günümüz koşullarına getirilememiş olmasıdır. Gerek köy gerekse mahalle kanununda yapılamayan değişiklikler ve yine mevcut kanunların içindeki bir çok maddenin mülga oluşu muhtarlarımızı daha da yetkisiz kılmıştır. Bu yetkisizlik gerçekte halka yapacağımız hizmetleri etkilediği gibi devletimiz ile muhtarlık arasında bir uçurum yaratmasına sebep olmuştur. Türkiye cumhuriyeti parlamentosunun çıkarmış olduğu yeni bazı yasalar alanda karşılığını bulamadığı gibi uçurumu daha da derinleştirdiği yaptığımız alan çalışmalarında karşımıza çıkmaktadır.

Bu yasalardan biri olan Büyükşehir yasası da aslında şimdilerde daha yetkili olan büyükşehir belediyeleri karşısında ilçe belediyeleri görev yapamaz duruma getirmiştir.. İlk altı ayda ilçe belediyelerine gelen talep neredeyse büyükşehir belediyesine gelen talebin iki katından fazladır. O günde söylediğimiz gibi bugünde aynı şeyi söylüyorum. Büyükşehir belediyesinin yetkileri coğrafi ve demografik, hatta buna kültürel ,etnik yapı ve sosyo-ekonomik gelişmişlik yapısını, kalkınmışlık seviyesini de katmak kaydıyla daha azaltılmalı ve Büyükşehir belediyesinde aslında angarya olarak görünen birçok yetki devrinin katılımcılığın daha artırılması adına ilçe belediyelerine verilmesi gerekir. Bazı bölgelerimizde bitişik mahalle itilafları azalacağına daha da arttığı görülmektedir. Eskiden aralarında husumet besleyen köyler şimdilerde neredeyse kavga edecek hale gelmiştir.(Alanda gördüklerimiz)

Buna bağlı muhtarlık kurumunun Büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyesiyle olan karşılıklı çalışma yapısı daha da güçlendirilmelidir. Muhtarlarımız o seçim çevresinde kendi aralarında seçtikleri bir muhtarı oy hakkı ile belediye meclisinde temsil edecek yasanın çıkarılması için gayret göstermelidir. Kent konseylerinin kararları tavsiye niteliğinden çıkarılmalı, yaptırım gücüne dayandırılmalıdır. Kent konseylerinin en önemlisi ve belediyeye bağlı olan sekretaryaları bağımsız oluşturulmalıdır.

Yukarıda belirtilen yetki devirlerinden kaynaklanan sorunların çözümü demokrasimizin güçlenmesi ve halkın katılımının daha şeffaf katılımcı yasaların çıkarılması ile mümkündür. Türkiye cumhuriyetinin daha üretken bir yapıya kavuşturulması yerel yönetimlerin ölçütlü, paylaşımcı ve çoğulculuk anlayışıyla mümkündür. Muhtarın kılcal damar olduğu unutulmamalıdır. Kaç belediye başkanımız sabah kapısında yüz vatandaşın sorununu dinlemek ister. Böyle bir durumda şehrinin sorunları ile ilgilenebilir mi? Bizler siyasetçi değiliz. Alandaki eksiklikleri görerek, siyasetçilerimize yol gösterici haritalar çizeriz. 21. Yüzyıl Türkiye’sinde vatandaşın elini tutmayan siyasetçi yoluna devam edemez. Hizmet temel kavramdır elbet. Ancak bu toplumunuzla barışık olmasa olmaz. Biz muhtarlarda toplumumuzla barışık olmalıyız. Hizmet yaparken vatandaşımızın mutlaka elini tutmalıyız.

Gelişen ve güçlü bir Türkiye’nin üretmeye ihtiyacı vardır. Bizler üretimin ayağı olan köylerimizi mutlaka yaşatmalıyız. Temeli üretime dayalı toplumları yok etmek hiç mümkün değildir. Ülkemizin temel çimentosu da köylerimizdir. Köylerimiz yaşamalı ki ülkemiz güçlü olsun. Muhtarlarımız yaşamalı ki demokrasimiz daha da gelişsin.

Bir toplumda İlerleme, toplumsal huzur ve barışın tesis edilmesiyle mümkün olur. Farklılıklarımız düşünsel kumaşlarımızın zenginlikleridir. Bu renkler ve desenler bir toplum oluşumuzun göstergesidir. Karşı fikirlere saygılı olduğumuzu becerebildiğimiz sürece her türlü barış sağlanabilir. Diyalog ve uzlaşı çağımız diplomasisinin geliştirdiği en önemli olgudur. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu barışa ve kardeşliğe her zaman desteğini sürdürecektir. Yeter ki bir birimizin iyi şekilde anlayalım ve birbirimize her zaman el uzatalım.

Konuşmamın başında ifade ettiğim gibi bu ecdadımızın Anadolu topraklarına girdiği ilde bizleri ağırlayan başta sayın valimize, belediye başkanımıza Muş muhtarlar derneği başkanımıza ve değerli muhtarlarımıza Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu yönetim kurulumuz adına şükranlarımızı sunuyorum.

Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık da ayrıştırıcı olmanın hiç kimseye fayda sağlamadığını belirterek, demokrasinin en vazgeçilmez unsuru olan muhtarların sürece verdikleri desteklerinden dolayı teşekkür etti. Çözüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Sakık, şunları söyledi: “Bu bedelleri öderken bir gün bu noktada buluşacağımızı biliyorduk. Zaman zaman 30 yıla yakın bir siyasi hayatım vardır ve bunun birçoğu parlamentodadır. Ekranlarda bir gün yan yana gelip konuşacağız; gerillasıyla, polisiyle bu toplantılarda barışı bu halka armağan edeceğiz dediğimizde, dokunulmazlıklarımız kalkıyordu tutuklanıyorduk. Uzun yıllar cezaevinde kalıyorduk. Tanrıya şükürler olsun bugün oturuyoruz konuşuyoruz. Lokal olsa zaman zaman küçücük şeyler oluyor. Barış zordur, kavga çok kolaydır. Bunun için umutlarımızı kırmayacağız. Umutlu olacağız.”

Muş Belediye Başkanı Feyat Asya, muhtarların demokrasinin vazgeçilmezi olduğunu belirtti. Muhtarların AK Parti hükümeti tarafından başlatılan bir projeye destek vermek için Muş'ta toplanmalarının kendileri için son derece önemli olduğuna dikkat çeken Asya, 2010 yılında başlatılan barış ve kardeşlik sürecine destek vermek için ilimize gelen muhtarlarımızın bu davranışı doğu ile batının kaynaşmasına ve çözüm sürecinin ilerlemesine vesile olacaktır. Şunu hatırlatmak isterim ki toplumun barışına sizlerin katkısı normal bir vatandaşın katkısından daha fazla etki etmektedir. Sizin buradan çözüm sürecine vereceğiniz destek tüm Türkiye'de olduğu gibi dünya kamuoyunda da yankı uyandıracaktır. Sürecin ve bölge insanının sizlere ihtiyacı olduğunu unutmamanızı hatırlatarak toplantının başta ilimiz olmak üzere bölgemiz ve ülkemize hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum dedi.

Muş Valisi Vedat Büyükersoy ise çözüm sürecinin başlamasıyla çıkarılan yasa ve kanunlara değindi. Büyükersoy, “Türkiye'de bu alanda çok önemli değişiklikler oldu. Burada yaşamayan insanımız, belki kendi özel hayatını ilgilendirmediği için dikkat etmemiş veya dikkatinden kaçmış olabilir ama kardeşlik hukukumuzu zedeleyecek, bizi birbirimizden farklı görecek, aşağılayacak, küçük görecek ya da küçük görülmesine sebep olacak geçmişte bir takım hatalarımız, noksanlarımız, hukuki yanlışlarımız vardı. Bu yanlışlar, 12 yıl içinde düzeldi ve düzelmeye devam ediyor. Olağanüstü hal 2002 yılında kalktığı için 12 yıl diyorum. Olağanüstü halin kalkması bile çok önemli bir mihenk taşıdır. Olağanüstü hal kalkmasaydı demokratik çözüm, milli birlik ve kardeşlik süreci asla başlamazdı. Adım dahi atılamazdı. Onun için bu bölgenin en büyük projesi kardeşlik hukukunun geliştirilmesi projesidir." şeklinde konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi ve muhtarlar kalıcı barış için beyaz güvercin uçurdu.